2019/08/24 at 7:01 AM
Banner Top

Son haftalar geldi çattı. Kimi erken seviniyor, kimi üzülüyor. Şampiyonlar çıkıyor. Kimi tertemiz, saygılı, ölçülü… Kimsenin de alkıştan  başka bir şey göndermek gelmiyor içinden onlara. Bu can pazarında, futbolun eyyam ve çıkarlar sarmalında, her türlü sportif erdemden arındırıldığı şu günlerde “helal olsun” dedirtebilmek önemli kimi için. Ama Avrupa’nın “marka” liginin finalinde yaşanan çirkinlikleri düşündükçe, insan futbol”sever” olduğuna pişman oluyor. Ortamı görüp, çaresiz kalınca insanın, Hani Ahmet Arif’in;

“Vurulsam kaybolsam derim,

Çırılçıplak bir kavgada.

Erkekçe olsun isterim, dostluk da düşmanlık da…”

dizelerini sanki bugün için yazdığına inanası geliyor.

Ama olmuyor işte… En büyük yarayı da İzmir alıyor.

Altınordu ve Hüseyin Hoca 5 play off’tan dördünü son dakikada kaçırıyor.  Ve Seyit Mehmet Özkan… Onlar için söze gerek yok zaten. Dünya biliyor. Her yıl ne tezgahların pençesine düşüyorlar, onu da görüyoruz. “S.M.Ö istemiyormuş” Oldu. o söyledi; “Üç topu direğe nişanlayın 250 bin bana kalsın.” “Hakem sen de görme çizginin ta içinden çevrilmiş topu…” “Adamın ayağına varsın bassınlar. Sonra da gol olabilir…”

Her şeye rağmen sevmek bir başka. Kentini, rengini… Ama erkekçe olması dostluğun da düşmanlığın da… Kaybeden takımın veda edeceği gergin ortamı 40 bin kişinin hem coşku hem de sevgi bahçesine çevirişine tanık olmak insanın ruhuna iyi geliyor.  Küfretmeden, dostlukları zedelemeden yaşam savaşı desteğinin, hem de en yüksek oktavdan verilebileceğini görmek de. Bu güzel filmde kötü adam yok.  İki aktörden biri dostlarımın yaşadığı Bursa kenti, diğeri İzmir’in Göztepe’si… VAR mış yokmuş bir yana… Bizans yalakalığının gölgesinde kalıp gidiyor, Bursa da yaşananlar.

Kim düşecek, kim çıkacak iki haftaya herşey bitmiş olacak. Ama Süper Lig’de gönüllerin şampiyonu Bursa ve Göztepe, 1.Lig’de Altınordu ve 3.Lig’de Mesut Toros’un Karşıyaka’sıdır.

Altay ise iki saatte milyonlarca liralık borcun kapatılıp 22 transfer yapılabildiği bu kurtlar sofrasında; yönetimin yanlıştan dönmesini bilmesi, akıllı transfer politikası ve etkili yabancılarını kendi özkaynaklarıyla harmanlayıp, ilk 6 ile oynadığı 6 maçında da doğranmasına karşın fırtınaya tutulmadan gemiyi sağ salim limana yanaştıran İzmir değeri Sait Karafırtınalar ile gönüllere kurulmuştur.

Varsın onlar kendi toz bulutları içinde kupa kaldırsınlar, hibelerle, hakem “hata”ları ile son anda düşüveren rakip performanslarıyla bir yere gelsinler. Cukkaları götürmek  için bir birbirlerini yesinler.

Bizim nezdimizde matah bir şey olamazlar .

Gönüllerimizin şampiyonları bellidir.

Banner Content
Tags:

Related Article