2019/07/24 at 4:03 AM
Banner Top

GÖZ GÖZ’E DE, TARAFTARA DA YAZIK

(SUAVİ YARDIMOĞLU YAZDI)

 

İzmir’e abone olan, kah 5 gün, kah bir hafta süren, Londra’ya gidemeyenlere bedavaya aynı havayı koklatan yağmurlar altında oynandı, Göztepe – Galatasaray mücadelesi.
Bir gece önce fırtına ortalığı kasıp kavururken, gece yarısına dakikalar kala sallanmıştı kent. Taraftar umutluydu. Paylaşımlar; “Asıl deprem Bornova’da yarın olacak” modundaydı.
Öyle ya 8 bin yıllık kentin Bizans’a karşı futbol savaşıydı sonuçta olay. Vefakar taraftar yağmur çamur demeden. stada koşmuş, sicim gibi yağmur düşerken, “Beraber ıslandık biz bu yollarda/ Sıra geldi şampiyonluğa) türküsünü çığırıyordu, hep bir ağızdan.
Şampiyonluk dedim de, geçen yıl Gomis’in tek golüyle kaldırıp götürmüştü bu stattan şampiyonluğu Galatasaray.
Herkes konuk sarı kırmızılıların transferine odaklanmışken, onlar golcü yerine stoper peşinde koşuyordu. Üstelik “İmparator” Fatih Terim de 10 maç sonra yağmurlu bir İzmir akşamında yeşil çimlere ayak basıyordu.
Galatasaray’ın golcü zaafını Sinan Gümüş’le gidermeyi seçmişti Terim. Eren Derdiyok ve Fenerbahçe’ye satmadıkları Serdar Aziz kızakta, eski göz ağrısı yeni transfer, Semih Kaya da yedekteydi.
Göz Göz ise iki transferini birden, Serdar Gürler ve Lumor Agbenyenu’yu sahaya sürmüştü. Pek de iyi etmişti. Lumor Galatasaray’ın sağ kanadını felç ederken, Serdar da hem delici koşuları hem de isabetli ortalarıyla rakibin korkulu rüyası olmaya soyunmuştu. Yasin Öztekin de yedekteydi. Belli ki hamle oyuncusu olarak sonradan oyuna girecek ve ağır sahada yorulan Galatasaray’ın ipini çekecekti.
Hesapların ilk 30 dakikada tuttuğunu gözlemledik. Galatasaray forvetlerini ve orta alanını kilitlemiş ve bir zamanlar taratarın dilinden düşmeyen, şimdi unutulan “hafiften hafiften, yüklen Göztepe” tezahüratını yerine getirmekle meşguldu, ev sahibi sarı kırmızılılar. Wallace Reis, Jerom ve Serdar’ın güzel ortasında Halil rakip kaleyi yoklarken, Göztepe’nin kazanma yüzdesinin yüksek olacağını ortaya koyuyordu.
Defanstan arıza beklemeye alışmıştık, ne var ki bu kez orta alan dişlisi yağ isteyen rulman gibi gıcırdamaya başladı. Güzelim Castro oyundan silinip gitti, kenarlarda vakit geçirmeye başladı. Borges 657’ye bağladı. Halil ise kendisinden beklenen patlayıcı futbol yerine saman alevi gibi parlayıp, söndü.
İlk şutunu 27. dakikada bulabilen G.Saray Onyekuru ile gidip gelmekten adeta o kanadı kuruttu. Bunda orta alanın sürekli iç tarafa yönelerek tehlikeler yaratan Onyekuru’yu karşılayamamasının ve Cim Bom’un üçüncü bölgeye kadar, elini kolunu sallayıp,gelmesinin rolü büyüktü. Defans her an hata yapma riski ile karşı karşıyaydı İlk yarı golsüz kapandı.
Göztepe ikinci yarı biraz daha toparlanmış göründü. Kör talih dönmüştü. Göztepe 19 maç sonra hem de VAR’dan penaltı kazanmıştı. Göztepe’nin elindeki piyango biletine büyük ikramiye beklerken, Borges’in ayağından o amaçsız vuruşla, amorti bile düşmüyordu. Bağlantı yaptığımız Radyospor’dan soruyorlardı:
“Göztepe’nin penaltıcısı kim?”
Bugüne kadar penaltı kazanmadı ki takım penaltıcısı olsun. Oysa ki vuruş tekniği ve golcü özelliği çok fazla olan oyuncular takımda mavcuttu. Santfor Jerome, Halil akbunar, Castro, serbest vuruş ustası Serdar Gürler…
Sarı kırmızılı taraftarlar yağmurun dinmesiyle bir nebze olsun nefes alırken, bağrına taş basıp golü beklemeye koyuldu. Kemal Hoca 71’de Yasin’i oyuna sürdü. Sürdü sürmesine de, çıkan oyuncu niye Serdar Gürler oldu, anlamadık. Gol Göztepe’den değil Galatasaray’dan geldi. Hem de ne geliş. Golü atan Sinan da Göztepeli futbolcular da ne olduğunu anlayamadı. Mariano topu ortalarken, ortadaki Galatasaraylılar ofsaytta mıydı, değil miydi? Sinan golü eliyle mi, göğsüyle mi attı? Ancak cep tv’lerine danışarak çözüldü konu.
Acayip bir golle geriye düşen Göztepe kalan dakikalarda rakip kaleden ayrılmadı. Özdeş’ten biraz gecikmiş hamleler gelmeye başladı 76 Borges-Deniz Kadah, 83 Halil Akbunar – Tayfur Bingöl…
“Herşeye rağmen, büyüyor sevdan” misali Göztepe’nin galibiyet arzusu da büyüyordu. Ne var ki bu kez de direkler izin vermedi. Önce Jerome’un sonra da Yasin’in topları direkte patlarken, 6 dakikalık uzatma da merhem olamadı Göz Göz’ün yarasına.
Bir kez daha Galatasaray ahım şahım bir futbol ortaya koymadan, İzmir’den puanı uçururken hem Göz Göz’e hem de bu fedakar taraftara yazık oldu. Haftaya Fenerbahçe deplasmanına çıkacak olan takım 22 puanda kaldı. Edilen küfürler ve gelip kapıya dayanan ceza tehlikesi de cabası…

Banner Content
Tags: , , , , , , , ,

Related Article