2019/05/19 at 4:28 PM
Banner Top

KURTULUŞ MEŞALESİ

(SUAVİ YARDIMOĞLU YAZDI)

Demek ki neymiş?
Peşin hükümlü olmak gerekmiyor-muş…
Neymiş?
İnsanlara güvenmek gerekiyor-muş…
Neymiş?
Çözüm iyi gün dostu olmak değil, zor günde birlik olabilmek-miş…
Realiteden yola çıkıp, evrene pozitif enerji göndermek gerekiyor-muş…
Sevmek amma, severken öldürmemek gerek-miş…
Ne demiştik?
Bu Başakşehir gelir gelir bu aylarda stop eder. Göztepe bunu değerlendirirse puanı kapar. Bu da bir başlangıç olur. Göz Göz kurtuluş meşalesini bu maçta yakar.
Gerçekten bu maçın anlamı Göztepe için üç puandan öteydi. Göztepe’nin takım olabileceğini, ligin en iyi futbol oynayan en klas futbolcuları karşısında kanıtlaması çok şeyler ifade edecekti.
Aslında ikinci Tamer Tuna döneminde Göztepe çok iyi futbol oynamamıştı. Ama yerden yere vurulacak kadar da kötü değildi. Ufak nüans farkları, bir türlü kadro istikrarı yakalayamaması ve gol yollarında etkisiz kalması ve psikolojik baskı Göztepe’yi buralara sürüklemişti.
Üstelik her iki taraf açısından da gereksiz bir kavga takımın en büyük gücünün bir bumerang gibi kendine dönmesine yol açmış. Taraftar ve futbolcu karşı karşıya gelmişti. Bu psikolojik baskı adamın elini kolunu bağlar. Avrupa’nın en iyisi olsan da kafan içi doluysa, o kuşkuyla sahaya çıkarsan, ayakların geri geri gider. Adrenalin ve stres adamı bitirir.
Yönetim hatalı mıydı? Hatalıydı. Ama o özel güvenliğin, güvenliği sağlamakla görevli olanların, biz araç kartlarımızı görevlilerin gözüne sokmamıza karşın bin dereden bin su getirip görev yerimize ulaşırken, elini kolunu sallayarak oraya girenlere, bir de arbedeye (kim haklı kim haksız onun yorumunu yapmıyorum) seyirci kalmasının hiç mi suçu yoktu. Bu iki futbolcu değil ceza Göztepe’ye verilmişti. Nitekim mantıklı olan yapıldı ve barış sağlandı.
“Bir musibet bin nasihatten evladır” derler: öyle de oldu. Belki bu süreç yaşanmasaydı. Bu kadar hırslı, bir Göztepe göremeyecektik.
Sezon ortasından beri şunu savunmuştuk. Formsuz futbolcular yerine uygun seçimer yapılmalı. Halil, Serdar ve Yasin birlikte oynamalı. Yasin biraz daha kollektif futbola yönelmeli. Yasin yoktu ama Deniz vardı. Santrfor yükünün altında ezileceği yerde bu kez Jerome’un partneriydi ve müthiş bir deparla, ligin en iyi savunmasını çaresiz bıraktı. Göztepe’nin emek ürünü, özverili futbolunu taçlandırdı. Jerome’un da şeytanın bacağını bu maçta kırması, tadından yenmeyecek bir raslantıydı.


Göztepe canla başla savunma yaptı. Şunu gördük ki ligin en güçlü armadalarını çaresiz bırakan Başakşehir, Göztepe’nin bu candan, içten, yürekli futbol savaşı karşısında ilk kez çaresiz kaldı. Ne Mossoro, ne de Visca, ne de Robinho Göztepe ceza alanında istedikleri gibi at koşturamadı. Emre Bey havasını atamadı. Tabi ki bu pahalı ayaklar tehlike yaratacaktı, yarattı da… Ama unuttukları bir şey vardı. Karşılarındaki kaleci Beto’ydu.
Sahada ki görüntü güven vermiyor, realite bu, ama Göztepe’nin sağı solu belli olmaz demiştik. Öyle de oldu çok güzel oldu.
Mehmet Sepil’in futbolcularla konuşması ne denli etkili oldu gördük. O konuşmanın altına bile acımasız eleştirileri sıralayanlar… Göztepe tarihinde hem parasını döken, Göztepe’ye müthiş olanaklar sunan, Göztepe’ye Süper Lig kapasını açan, özel proje çizdirip, Göztepe’ye müthiş bir stat kazandırmanın yanısıra, Torbalı Futbol Akademisi için ilk adımları atan, üstelik Efsane’nin maçlarını seyrederek gençliğini yaşayan en iyi başkanlardan biri olan Sepil’e “üç-beş maç kaybedildi” diye sosyal medyadan verip veriştirenler şimdi ne diyecekler?
Gün artık tüm bunları geride bırakıp, kalan maçları birlik ve beraberlik içinde geçirip, İzmir’in adını Süper Lig’de baki kılma günü. Tüm çatlakları Göztepe sevgisiyle tıkamanın ve “önümüzdeki maçlara bakma”nın günü. Gördük ki, Başakşehir’i evinde yenen Göztepe ligde her şeyi yapabilir.
Torbada daha 15 puan var demiştik. Göztepe bu 15 puanı alsa, rakipleri de puan kaybetse derece bile yapar demiştik. 15’in üçü çantada… Kaldı 12. Göztepe bu 12’ye de talip. Kurtuluş meşalesi yandı bir kere: artık başkası düşünsün.
Harikasın Göz Göz. İzmir’in ufkunu aydınlattın. Birlik ve beraberlik içinde arkası gelsin, ayağınıza, yüreğinize sağlık.

Banner Content
Tags: , , , , , ,

Related Article

Köşe Yazıları

Ben unuttum. Ya siz?
EYYAMA GEREK YOKTU

EYYAMA GEREK YOKTU

28 Nisan 2019
KURTULUŞ MEŞALESİ
KAF SİN KAF RUHU GERİ GELDİ
Ya herro ya merro!

Sosyal Ağ

INSTAGRAM

YOUTUBE