2019/05/22 at 10:49 PM
Banner Top

(SUAVİ YARDIMOĞLU YAZDI)

(Futbolun centilmen yüzünü özlemiştik. Maç sonu her iki takımı da alkışlayarak uğurlayan Göztepe taraftarına teşekkürlerimizle – Trabzonspor)

Dün 5 maçtır kazanamayan ve Avrupa’dan kümede kalma rotasına çarkeden, bir takımın makus talihini değiştirme arzusu, giyotinin önündeki bir hocanın yeni buluşlar, yeni dokunuşlarla yeni bir öyküyü yazmasını bekliyorduk.
Öyküyü yazan Trabzonspor ve bu öyküye kayıtsız kalmayan kendi bilindik öyküsünü yineleyen, oyundan çıkarken Trabzonspor’un genç yeteneklerini centilmence alkışlayan, doğru işe kendi ruh hali ne olursa olsun “Sezar’ın hakkı Sezar’a” diyen Göztepe taraftarı oldu.
Trabzonspor, har vurup harman savuran yabancı simsarlarının cirit attığı yönetim modellerinin ardından, 76’da Türk Futboluna yeni bir tarih sayfası açan ekolünü yaratma yolunda bir takım. İzmir’e 5 yedekle geldiler. Sahadakilerden de ikisi sakat sakat oynadı.
Yani Ünal Karaman’ın hamle şansı yok gibi bir şeydi. Ama sahada ki savaşan takım hiç bir ekstra hamleye gerek bırakmadı.
Maçın ardından Yusuf Parmak, yayıncı kuruluşa “parmakla gösterilecek” bir açıklama yapıp Göztepe’nin yenilgisine ve endişe veren duruma üzüntümüzü unuttururken, “Helal olsun” dedirtiyor, yeni Anadolu ihtilali’nin yolda olduğunu vurguluyordu. Formayı kapabilmek için 24 yaşına kadar beklediğini belirten Abdülkadir, genç arkadaşlarının forma almalarına çok sevindiğini ifade ederken ekliyordu; “Konu ile ilgili değil, belki ama benim kuzenim var, kanserle savaşıyor. Onun savaşı kazanacağına inanıyoruz. Dualarınızı bekliyoruz. Biz de Trabzonspor için savaşıyoruz…”
İçerde bunları söyleyen, bu asil düşünceyi dışarda, oyundan çıkarken alkışlayan da takımı yenik durumdaki asil taraftar yapısıydı. Onların adı dillere destan Göztepe taraftarıydı. Kibarca protestolarını yaptılar, oyundan çıkan kendi futbolcularına “Bu giydiğiniz Göztepe forması” dercesine… Çıkan bordo mavileri de alkışladılar asilce. Onların attığı gollerden bağımsızca, düşünceye, anlayışa, forma için mücadeleye duydukları saygı ve hayranlık çerçevesinde…

Ünal Karaman: “Oynayanlar değil, alkışlayanlar büyüktür. Göztepe taraftarını tebrik ediyorum”

Taraftar böyleydi ya takım. Oyunun boyunu maşallah (!) 70 metreden aşağı düşürmediler. Pres yok, creatif (yaratıcı) bir hareket ya da düşünceden eser yok. Rakibin pas kanallarını tıkama, oyunu bozma, hak getire. Rakibin dört etkili ismi sanki onlar değilmiş gibi Sosa, Yusuf, Abdülkadir ve Rodellega’ya yeşil pasaport… Bu dörtlünün etkili asistanı Nwakaeme’ye transit geçiş izni…
Biz yenilen gollerdeki tuhaflıklardan dem vururken, yenilen bir gol var ki evlere şenlik! Yusuf 71 m. Rodellega 101 m. koşuyor, arkalarında yardımcı kuvvet Nwakaeme. Altı Göztepeli’nin arasından sıyrılıyorlar. Ne kademe var, ne bunlara yetişecek takat ve sürat…
Belli ki teknik heyet de gaflet uykusunda. Bu kadar etkili isimler bu kadar rahat bir savunma anlayışı karşısında oynarlarsa olacağı bu.
Maç kaybedilebilir, eyvallah. Karşındaki rakip eksik de olsa Trabzonspor. Asıl endişe verici Göztepe’nin sahadaki görüntüsü. 4-3-2-1. Arkadaki dörtlü uyumdan uzak, bir süratli forvet karşısında nal topluyor. Çalışkanlık, pres yok. Yenilen goller halı sahada yenmez. İkinci golde Kadu , Nwakaeme’ye engel olmak yerine arkasını dönüp bekliyor, o da rahatça ortaya bırakıyor. Öndeki üçlü ortada yok. Abdülkadir rahatça gelişine vuruyor. En iyi yaptığı işlerden birini icra ederken Göztepe’nin gol sevinci yine kısa sürüyor. Kabahat Kadu’da mı.  “Denize düşen yılana sarılır” misali hazır olmadan onu sahaya sürende mi?
“Üçlü” dedik… Üçlü sürekli defansın içine doğru gömülüyor. Bu durum rakibin sürekli oyunu 3.bölgeye taşımasına yol açarken, boyu 70 m.ye kadar çıkan takım yeterli ofansif etkinliği sağlayamıyor. Bunun için goller ya bireysel yeteneklere, ya da rakibin ikramına kalıyor. (Şekil 1- Kayseri maçı Deniz KK … Şekil 2 – Hosseini’nin Serdar’ı gereksiz yere göğüslemesi) Penaltı bile Uğurcan’ın parmaklarının ucundan ağları buluyor. Deniz Kadah topun sadece üç adım gerisinde sanki Panenka penaltısı atacak. Vuracağı köşe belli.
Göztepe’ye bu ahval ve şerait içinde bir değişim şart. Nerede ne biçimde olur? Onun kararı bize düşmez. Ama görünen köy klavuz istemez. Bu böyle gitmez. İçerdeki 7 maçtan biri gitti. Takım dışarda maç kazanamıyor. Üç değil 10 forvet de oyuna alsan bu anlayış, bu görüntü değişmezse gol gelmez. Halı saha golleri yeri yersen, azıcık süratli forvet karşısında kademe yapmaz, savunma yardımlaşması, orta alan defans koordinasyonunu sağlamazsan, futbolu 20 m. yerine 70 m.’de oynarsan sadece “taraftar var” diye puan da verilmez.
Dost acı söyler. Bizden söylemesi.

Banner Content
Tags: , , , , , ,

Related Article